Herkese iyi bayramlar

Okulumun açılmasına ve yazın bitmesine sayılı günler kaldı. Ağustos ayı içinde iki güzel bayramımız var. Biri dini Kurban Bayramı, biride milli 30 Ağustos Zafer Bayramı hepsini bu ay içinde kutlayacağız.  Ben şimdiden herkesin bayramını buradan kutlayayım.

Hala Bodrum’dayım, Bodrum’u çok seviyorum.

Sabah erken kalkıp sporumu ve yogamı yapıyorum.  Aksatmamaya özen gösteriyorum. Sabah erkenden Gümüşlük sahilde yürümek ve iskelede balıkçıların avdan dönüşünü beklemek bir harika…  Erken kalkanların bu balıklardan alma şansı oluyor.  Çünkü çok sayıda balık gelmiyor. Erken davranan kazanıyor.

En önemlisi;

Okul bitti ama dersleri hatırlamak için günde en az bir saat ders çalışmaya devam ediyorum.  3 ay verince mutlaka unuttuğumuz şeyler oluyor. Bu nedenle ders çalışmaya devam.

Çok güzel bir otel keşfettim, LIV Hotel By bellazure;

Akyarlar Karaincir’de denize sıfır yeşillikler arasında güzel bir otel. Çim güneşlenme alanını çok beğendim. Şezlonga uzanıp pek güneşlenmesem de yeşil alan ayak basmak beni çok mutlu etti. Havuz bir harika… Koyu mavi rengi ile beni kendine çekti.  Hemen havuza girdim. Sonrada deniz keyfini babam ile birlikte çıkardım.  Sahilde olunca ailece midye dolma keyfi yapmadan olmaz… Sahilde bulunan seyyar satıcıdan midye aldık. Mideye dolmalar çok küçük ve lezzetsizdi.  Çay saati geldiğinde otelin müdürü Erdal Berberoğlu tanışma imkânı buldum. Kendimi tanıttım. Otel hakkında bilgi aldım. Sohbetimiz çok uzun olamadı. Çünkü Erdal abi, otelin en ince ayrıntısına kadar kendi ilgileniyor. Sohbetimiz ya bir telefon yada bir personel tarafından kesiliyordu. Her şey çok güzeldi. Hem lezzetler, hem de personel hizmeti.  Erdal Berberoğlu’na tebrik ediyorum.

Dayanamadım yine gittim;

Yalıkavak Marina Bodrum’da olduğum sürece en çok gittiğim ve en çok gitmek istediğim yer. Ve dondurma ve tatlıların bayıldığım yer olan Vakko patisserie mutlaka uğruyorum. Her gittiğimde bir yada iki tane tatlının tadın bakıyorum. Hizmetle alakalı bir şey demem gerek yok. Her zaman çok iyiler. Tek kötü yanı yer bulmakta zorluk çekiyoruz. Bahçenin biraz daha büyümesi gerekiyor. Gelelim tatlılara… Masa sırası beklerken tatlıların tükenme olasılığı nedeniyle hemen satın aldık. Masaya servis edilmesini istedik. Kendime mango ve çilekli iki tane tatlı seçtim. Her gittiğimde farklı renklerde macaronlardan tatmayı da ihmal etmedim. O gecenin macaron rengi siyahtı. Tatlılar bir harikaydı yanında ev yapımı limonata içtim. Servis tabakları çok hoşuma gitti. Erkekler için mavi desenli, kadınlar içinde pembe yada kırmızı desenli porselen servisleri kullanmaya özen gösteriyorlar. Lezzeti kadar servis tabakları da bir harika…

The Peninsula Hong Kong ve Hello Kitty;

Paris, Orlando, Los Angeles Disneyland ve Universal film stüdyolarını gittim. Birçok çizgi film kahramanları ile tanıştım. Gerçek insanlar gibi onlarla hatıra fotoğrafı çektirdim. Peşlerinden koşup imza aldım. Aklımda tek kalan Daisy ve Hello Kitty karakterinin ne imzasını nede birlikte fotoğraf çektirme şansı buldum.

İnternette bir haberde okudum. Dünyanın en lüks otel zinciri The Peninsula Hong Kong ve Hello Kitty ile işbirliği yapmış. Hello Kitty süslü ürünler, banyo havlusu, terlikler, çay saatinde Hello Kitty’li sunumlar. Dünyanın ilk 3 boyutlu çikolatadan yapılmış Hello Kitty heykeli Peninsula Hong Kong’daymış. Babama söyledim.  Sömestr tatilinde The Peninsula Hong Kong’a gidip Hello Kitty ile tanışmak ve o otelde konaklamak istiyorum.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere…