Karış karış dolaşıyorum Amerika’yı

San Diego, Maine, New York, Philadelphia derken epey gezmişim. Her yerin ayrı özelliği ve güzelliğini yaşamışım. Tabii bilhassa seyahatte hep söylerim nereye gidersen oranın kimliğine bürün diye. O zaman mutlu olursun. Oraların neresi huzur veriyor, neresi size renk katıyorsa orada olun.

Mesela, Washington DC,  Nisan ayında dünya çapında ünlenen (cherry blossom) kiraz çiçekleri ağaçları sokaklarda dizi dizi sıralanmış. Görünce içiniz açılıyor. Güzelce bir dolaşıp meşhur Washington parkında buluyorsunuz kendinizi. Önce Lincoln’un dev heykelinin bulunduğu binaya tırmandık. Başbakanın baktığı aynı çizgide olan ünlü anıt ve ardında Adalet Sarayı’nı gezdik.

Washington’dan dönerken kumaşçı arkadaşım Armand’ın kumaş sattığı muhteşem bir kukla cennetine geçtik. Buyers Choise… Yüzlerce minik adam, kadın, çocuk, ahçı, prenses, satıcı kıyafetinde nefis dekorlar içinde. Mekanın tiyatro bölümü bile var. Kostümlerin dikildiği bölümü ziyaret ettik.

Yollar çok eğlenceli… Mesela karşımızda birden bire bir büro belirdi. Garantili boşanma yazıyordu. Yazının devamı şöyle; boşanmak isteyenlere 4-8 haftada garantili boşanma. Sponsor ve imza gereksiz kolay garantili boşanma bürosu. Çok güdüm ama gerçek… Amerika’ çok renkli çok ilginç, çok değişik bir ülke…

New York’a döner dönmez en sevdiğim köşeye ‘San Ambroeus’a geçtim. Mehveşimle buluştum. Mehveş Koçak,  Amerikan’ın en iyi hem takımlarda hem de teklerde en iyi tenisçilerinden biri. İftihar vesilelerimizden.

New York’un en iyi Türk Restoranı

Bugüne kadar 10 restoran işletmiş Orhan Yeğen yeni bir mekana daha imza attı. Şipşak’dan sonra Asyoria’da ‘Lokanta’ isminde yeni mekan açtı. Türk mutfağının as yemeklerini burada bulabilirsiniz. Girer girmez paça çorbamı söyledim. Lezzetler bir harika, çorbamı yudumlarken o koku o tat beni alıp memleketime Türkiye’me götürdü.  Orhan Yeğen ve ekibini tebrik ediyorum. Ve yeni mekanı hayırlı uğurlu olsun

New York iki Türk sanatçısını alkışladı

Biri dünya şöhretimiz Amerika turnesinin son durağı olarak New York’a gelen ve muhteşem bir konser veren Fazıl Say, diğeri benim canım arkadaşım her zaman ölçülü her zaman güzel olan Nazan Şoray’dı. İkisi de kendi sahalarında süper konserlerini verdi. Bu arada Nazan’la bol bol gezdik hasret giderdik…

Broadway’de neler var?

Yepyeni müzikal ‘Tootsie’ muhteşemdi. Umduğumdan da güzel ve başarılı idi. Mutlak gidin derim. Son olarak tüm açıklığı ile “Hillary and Clinton” izlenmeli.

Dostlar gelip gidiyor. Geldiklerinde çok seviniyorum. Dönecekleri gün geldiğinde içim burkuluyor. Beni yine gelişi ile sevindiren ve mutlu eden kişilerin başında Ahum gelir. Ahu Aysal Kerimoğlu yani… Hoş geldin Ahummmmm…  Şule Haskell’im de geldi. Hep birlikte La Goulue’de üçlü sohbetin dibine vurduk. Çok mutlu oldum. Her şey gözümde bal badem oldu.  Sizde bal badem yazlar olsun…